Aldanmak

Kendi soluğum bir görevden öte eziyor göğüs kafesimi. Boş yere bekleşmelerim, umut ederek harcadığım onca zaman akıp gidiyor şimdi ellerimden.

Kaos ve Şizofreninin Çocuğu: Dövüş Kulubü

Ayrıntı yayınları etiketiyle kavuştuk Dövüş Kulübü’ne. Elif ÖZSAYAR’ın başarılı çevirisiyle zihnimizde yerini kolayca bulan anlatıcının sesini unutmak mümkün mü? Kapitalist ekonominin yarattığı yeni insan ırkını yerlere vuran, üzerinde tepinen ve en sonunda sigarasını yakıp, birasını yudumlayan bir Anlatıcıyla karşı karşıyayız.

Hayvanlardan Tanrılara Sapiens: İnsan Türünün Kısa Bir Tarihi

Yuval Noah Harari’nin kaleme aldığı ve 2015 yılında Ertuğrul GENÇ’in çevirisiyle Kolektif Yayınlarından çıkan SAPIENS ortalama bir okurun değer yargılarını yerle bir edecek güce sahip. “Ortalama bir okur” diyorum çünkü kendisini herhangi bir insandan sadece ve sadece dil, renk, din vb ölçütlerle üstün hisseden bir kimse bu kitapla biraz şaşıracak, belki de (pek sanmıyorum ama) tüm değerlerinin alaşağı edilmesini izleyecektir.

Organize Suç Örgütü: Oto Galeriler

Bir kurtuluş yolu bulmalıydım acıyla kıvranan ruhuma. Günler geceleri ya da tam tersi geceler günleri kovaladı durdu. Bir sabah uyandım ve kararımı verdim. Ortada bir suç örgütü vardı, suçunu kanıtlamakta zorlanacağınız türdün bir suç örgütü… Onların dilinde her şey kitabına uygun yapılmıştı. Ben de öyle yapacaktım, evrimsel sürecin hangi aşamada olduğunu anlamıştım artık.

Yalnız Bir Katil Öyküsü | (Kısa Öykü)

Son cinayetimin üzerinden beş yıl geçti. İşler eskisi gibi yürümüyor artık. Beş yıl önce ifadesi alınan yüz kadar kimseden sadece birisiydim. Bunca zaman geçmesine rağmen cinayetim aydınlatılamadı ancak bugün bile son işimin, basında en çok konuşulan konulardan bir tanesi olması gibi bir gururu taşıyorum benliğimde.

Lucifer

Denize böylesine yakınken Neden umutsuzum Neden yoksun Neden tutmuyorsun ellerimden Lucifer walk with me Lucifer inflame this heart Lucifer embrace this soul For I am fallen just like you

kopuş

İlk kopuş, gecelerime karabasan gibi çöken siluetlerle başlamıştı. Acımasızca tutuyorlardı ellerimden ve ayaklarımdan, soluk almak dünyanın en büyük nimetiydi. Karım her sabah aynı uğultulu cümleyle; “Bir doktora görünmelisin” diyordu. Doktorluk bir şeyim yoktu, anlamıyordu, anlatamıyordum.

Deliliğe Merhaba De! | (Kısa Öykü)

Lanet bir uğultu üzerine doğru geliyordu. Boşa geçirilmiş hayatını düşündü. Nesneler parlamaya ve canını yakmaya başladı. Gözleri bu tarifsiz şey karşısında kısıldı ve yenik düştü. Kendi etrafında yarım tur döndü, bir şeylere tutunmak istercesine bedenini ileri doğru ittirdi ve ne yazık ki yere düştü.

WordPress.com.

Yukarı ↑