İzlenmesi Gereken Yapay Zekâ Temalı Bilimkurgu Filmleri

Geçmişten günümüze, sinema dünyası yapay zekâ kavramını çeşitli olasılıklar dâhilinde ele alıyor. Kimi zaman alt edilmesi güç bir düşmanken, kimi zaman iyi bir dost olan yapay zekâ destekli bu karakterler, bilimkurgu heveslileri için de ayrıcalıklı hoş saatler sunuyor. Bilimkurgu edebiyatının sinema dünyası üzerindeki etkisinden sıyrıldığımızda onun bilimi de yönlendiren büyük bir güç olduğunu kavrıyoruz

Agorafobik Kıyamet: The Last Days

The Last Days, bilinen kıyamet sonrası filmlerde gördüğümüz güçlü aksiyon sahnelerine sahip değil. Filmi daha ziyade, yok oluşu birkaç kişi üzerinden ele alan ve daha çok dramatik yapılarla bezenmiş bir bilimkurgu olarak görebiliriz. Zaten kapalı alanlara sıkışıp kalmalarıyla birlikte, Quim Gutiérrez ve Jose Coronado ikilisinin samimi oyunculukları filmi sonuna kadar izlettiriyor.

Leila: Hüznün Distopyası

Prayaag Akbar‘ın aynı adlı romanından uyarlanan dizinin yönetmenliğini ise Shanker Raman, Deepa Mehta, Pawan Kumar üstleniyor. Leila’nın karanlık atmosferinde öne çıkan oyuncularından ilki Shalini Pathak karakterine can veren Huma Qureshi. Özellikle duygusallığın ön planda olduğu sahnelerde tüm yeteneğini gözler önüne seren oyuncunun güçlü performansı dikkat çekici.

Osmosis: Aşkın Algoritması

Audrey Fouché’un yazdığı ve Pierre Aknine’nin yönettiği Netflix’in yeni orijinal dizisi 29 Mart itibariyle gösterime girdi. Osmosis özellikle Black Mirror serisini sevenlerin takip etmesi gereken bir yapım.

Extinction: Harmony Çıkmazı

Extinction, kurguladığı atmosferde “I Am Legend” benzeri yapımların devam filmi gibi görünüyor. Bu da bir yandan yapıtın benzersizliğine kuşku düşürürken bir yandan da kalitesinin hafife alınmayacak kadar iyi olduğunu gösteriyor.

Düşsel Bir Oluş: Orbita 9

İspanyol Orbita 9 filminin oyuncu kadrosunda Clara Lago, Alex Gonzalez, Andres Parra ve Belen Rueda gibi isimler var. Küçük bütçeli bir romantik bilimkurgu havasında ilerleyen film

Çağrı Aktaş’tan Bir Distopya: Toprak Palas

Çağrı Aktaş’ın 392 sayfalık kitabı, Maarif Mektepleri isimli yayınevinin imzasını taşıyan distopya türünde bir roman. Kitaptaki olayları Vera’nın yalın ve sürükleyici anlatımıyla takip ediyoruz. Eser, gerek redaksiyonu gerekse anlatı yapısı bakımından dikkat çekici.

Öngörülebilir Tehlike: Morgan

Seth W. Owen‘ın yazdığı, Luke Scott‘ın yönettiği Morgan, 2016 yılında yapay zekâ hakkında derin açlık çeken izleyicilerin beğenisine sunuldu. Kadrosunda Kate Mara, Anya Taylor-Joy, Toby Jones, Rose Leslie, Boyd Holbrook, Michelle Yeoh gibi isimleri barındıran film için düzinelerce olumlu ve olumsuz yorumu aynı anda sıralamak mümkün.

Ölümcül Hesaplaşma Sürüyor: 28 Weeks Later

28 Days Later‘ın devam filmi niteliğinde olan 28 Weeks Later, 2007 yılında izleyiciyle buluştu. Bu kez yönetmen koltuğunda Juan Carlos Fresnadillo oturuyor. Filmin başlıca oyuncuları ise Jeremy Renner, Rose Byrne, Robert Carlyle, Mackintosh Muggleton, Imogen Poots gibi isimlerden oluşuyor.

Kaç, Saklan, Korun: 28 Days Later

Yönetmen koltuğunda Danny Boyle‘ın oturduğu ve senaryosunu Alex Garland’ın yazdığı 28 Later Days (28 Gün Sonra), hayvan hakları aktivistlerine kısaca “boyunuzdan büyük işlere girişmeyin,” diyerek, İngiltere’yi kasıp kavuran bir virüs salgınını konu alıyor.

Robokolik Yoldaşlık Çetesi | Kısa Öykü

İlk sevkiyatın Feslikan’a ulaşmasıyla kendileri gibi robot olan katırların sırtlarında yüklü olan malları gören Robokolik hınzırca gülümsedi. “Derhal işlemlere başlayın, bir tane ürün bile boşa gitmesin. Kumlucalı Ceyhun’a haber iletin, canı ne zaman isterse gelsin bizdeki emanetlerini alsın.” dedi.

Değiştirilmiş Karbon’dan Siberpunk Kavramlar

Kahramanımız Takeshi Kovacs’ın günlük olağan dilinde hayat bulan birçok kavramla karşılaşıyoruz. Her ne kadar okunması sırasında yer yer boğucu olsa da kitabı özel kılan temel etken Siberpunk’a kattığı/katacağı yeni terimler olacaktır.

Sıra Dışı Korkunç Bir Gelecek: The Handmaid’s Tale

Unutmayınız ki, ülkenin bir tanesinde “kadın insan mıdır?” konulu tartışma yaşanıyorsa ya da bir başkasında “kadın öldükten 6 saat sonrasına kadar onunla seks yapılabilir” deniliyorsa ve bizim ülkemizde “kimin kime helal” olduğu konusu bir türlü anlaşılamayıp her defasında yeniden soruluyorsa The Handmaid’s Tale ezici bir gerçeklikle bizi korkutmalıdır…

George Orwell’ın Ürkütücü Distopyası: 1984

1984’ün, soğuk savaş döneminde Sovyetler Birliği’ne karşı kara propaganda amacıyla hazırlanması istenen (sipariş edilen) bir kitap olduğu görüşü de yaygın bir şekilde dile getirilmektedir. Durum böyle bile olsa emperyal güçlerin hesaba katamadığı bir gerçek var ki bu kitabın günümüzde ayırt etmeksizin bütün baskıcı rejimlerin ipliğini pazara çıkarmak gibi bir gücü olduğudur.

WordPress.com ile Oluşturulan Web Sitesi.

Yukarı ↑