Covid-19 Sonrası Bilimkurgu

Düne kadar bilimkurgu eserlerini hafife alan çevreler, bugün kendilerini bir film setinde ya da bir rüyada gibi hissediyorlar. Bu süreç, içerik üretme konusunda bilimkurgu dünyasına yeniden altın çağını yaşatacak. Özellikle Sosyal Bilimkurgu, Katı Bilimkurgu, Cyberpunk, Dünyanın Sonu, Askeri Bilimkurgu gibi türlerde bol bol eserle karşılaşacağız.

Metafor Yağmuru: The Platform

The Platform içerik olarak Snowpiercer, Next Floor ve Cube benzeri yapımların çizgisinde görünmesinin yanı sıra dış dünyadan izole bir ortamda yepyeni bağımsız bir kültür yaratması bakımından akıllara Dogtooth filmini getiriyor. “Yaşamak” ve “Var olmak” kavramlarının derinlemesine irdelenmesini isteyen film, uzun yıllar üzerinde konuşulacak bir yapım…

İnsanlık Tarihine Tanrısal Bir Yolculuk: Model Evren

Model Evren, yazarın akıcı ve sade anlatımıyla bir çırpıda okuyabileceğiniz türden bir kitap. Zamanda yolculuk, alternatif evrenler, tanrı ve dinin gelecekteki rolü ve teknolojinin sınırları aşan hakimiyeti gibi konularıyla kitapseverlere etkisinden çıkamayacağı bir hikaye anlatan yazar, içindeki hayalperest çocuğun habercisi olarak karşımıza çıkıyor.

İş İşten Geçmedi! | (Kısa Öykü)

Uç arkadaşım, yalnızlığına! Sersemlemiş görüyorum seni büyük adamların gürültüsünden ve sokulmuş, küçük adamların iğnelerinden. Yalnızlığın bittiği yerde başlar pazar yeri ve pazar yerinin başladığı yerde de büyük oyuncuların gürültüsü ve vızıldaması zehirli sineklerin. Ruha sahiptir oyuncu ancak ruhun vicdanına çok az. O, her zaman en çok başkalarına inandırdığı şeye inanır, en çok da kendisine…

PKD’nin Kasvetle Geçen Yılları: Şizofreni ve Değişimler Kitabı

Şizofreni ve Değişimler Kitabı, en temelde onun sıkı hayranları için okunması gereken bir eserken, özellikle psikoloji bilimiyle ilgili olanların bu alanın bilimkurgu dünyasındaki yansımalarını görmeleri açısından da son derece önemli. LSD, Psikoz, Nevrotik gibi kavramlarla baş döndüren yarı otobiyografi niteliğindeki eserin, her PKD hayranının kitaplığında bulunması şart.

Serpent Culture 'den Model Evren İncelemesi / serpentculture.com

Bugün bahsedeceğim ve beni heyecanlandıran konu, işte tam olarak bu döngüden çıkışın bir sembolü! Bugün, Türkiye’de, Türk bir yazar tarafından yazılan kitabın başında, sevdiğimiz ve değer verdiğimiz bir kitaptan şu alıntıyı görüyoruz: "Ben kötüyüm bu düzen için, ama değilim asla kötülük!”

Sanrı | (Kısa Öykü)

Korkunun Efendisi de tıpkı halkı gibi korkuyordu, en büyük korkularından birisi de cenazelerdi. Öldürdüğü insanların hayaletlerini görür gibi oluyordu cenaze törenlerinde. Genç yazarın cenazesi de kurallar gereği tam bir sessizlik içinde yapılacaktı. Korkunun Efendisi böyle buyurmuştu. Kalabalık olması istenmeyen bu törenlerin hızlıca sona erdirilmesi ve törende fısıltıyla dahi konuşan kimselerin tespit edilerek ihanetten yargılanır oluşu cenazelere olan katılımı da hayli azaltmıştı.

Fısıltıcılar | (Kısa Öykü)

Akışların tamamında sadece ve sadece iki isimden bahsedilir olmuştu; Fama ve Kader. Ölüm orucu insanlık tarihindeki en büyük olaylardan bile daha fazla ses getirmişti bu kez. Artık tüm dünya onları ve ölüm orucunu konuşur olmuştu... Kader, böyle vasiyet etmişti. Âşıklar sonsuz gökyüzü altında, masmavi sulara karışırken yeniden bir araya gelmişlerdi. Küllerin serin sularda dağılmasının ardından zaman durdu...

Vasiyet | (Kısa Öykü)

Tırnaklarımı mor renkle ojeleyip, dudaklarımı orospu kırmızısıyla boyayacağım. Boynumu ve sırtımı açıkta bırakan siyah elbisemi giyinip, topuklu ayakkabılarımla yürüyeceğim namusunuzun üzerinde. Ayıp bildiklerinizi fısıldayacağım durmadan. Beni rahat bırakın, cesedime dokunmayın. Rüya kapılarınızı sıkıca kilitleseniz de bırakmayacağım peşinizi.

Paralel Evrenlere Açılan Kapı: Uzaydaki Çatlak

Eserlerini kişiliğinden yansıyan sayısız imgeyle süsleyen yazarın ismi, birçok bilimkurgu filmine de doğrudan ya da dolaylı olarak katkıda bulundu. Onun tüm dünyada bu denli ün kazanmasının sebeplerinden biri de buydu. Ona ait yazımsal üslup, okuduğunuz her satırda kendisini açık eder. Yarattığı bu benzersiz topraklar, hem çağdaşlarına hem de ardıllarına ilham verdi.

Hayal, Sanrı ve Kaos: Gezegen

Akademisyen Sait Çüm’ün ilk romanı olma özelliğini taşıyan Gezegen, geçtiğimiz yıl Edebiyatist Yayınevi etiketiyle piyasaya sürüldü. Kitabın yayın yönetmenliğini Fatih Ayan, editörlüğünü ise Yazar Evi oluşumu üstlenmiş.

WordPress.com.

Yukarı ↑