Metafor Yağmuru: The Platform

The Platform içerik olarak Snowpiercer, Next Floor ve Cube benzeri yapımların çizgisinde görünmesinin yanı sıra dış dünyadan izole bir ortamda yepyeni bağımsız bir kültür yaratması bakımından akıllara Dogtooth filmini getiriyor. “Yaşamak” ve “Var olmak” kavramlarının derinlemesine irdelenmesini isteyen film, uzun yıllar üzerinde konuşulacak bir yapım…

Leila: Hüznün Distopyası

Prayaag Akbar‘ın aynı adlı romanından uyarlanan dizinin yönetmenliğini ise Shanker Raman, Deepa Mehta, Pawan Kumar üstleniyor. Leila’nın karanlık atmosferinde öne çıkan oyuncularından ilki Shalini Pathak karakterine can veren Huma Qureshi. Özellikle duygusallığın ön planda olduğu sahnelerde tüm yeteneğini gözler önüne seren oyuncunun güçlü performansı dikkat çekici.

The Silence: Keşkelerle Dolu Bir Sessizlik

kıyamet sonrasına odaklanmış bir atmosferde hayatta kalmaya çabalayan bir avuç sıradan insanın olağanüstü kurtuluş hikâyesine. Film, yıllar önce geçirdiği trafik kazasının ardından duyma yetisini kaybetmiş bir kızın ailesine odaklanıyor.

Netflix’ten Bir Distopya Dizisi: 1983

Yaratıcılığını Joshua Long ve Maciej Musial’in üstlendiği 1983, Netflix’in yerel orijinal yapımlarından biri. Dizi hiç şüphesiz birinci bölümün hemen başında sergilediği işkence sahnesi ile adından ve dahası konusundan sıklıkla bahsettireceği mesajını vererek başlıyor.

Değiştirilmiş Karbon’dan Siberpunk Kavramlar

Kahramanımız Takeshi Kovacs’ın günlük olağan dilinde hayat bulan birçok kavramla karşılaşıyoruz. Her ne kadar okunması sırasında yer yer boğucu olsa da kitabı özel kılan temel etken Siberpunk’a kattığı/katacağı yeni terimler olacaktır.

Wachowski Kardeşler Sunar: Sense8

Netflix‘in yapımcılığını üstlendiği ve Wachowski Kardeşler ile J. Michael Straczynski‘nin sihirli elleriyle yarattığı Sense8 gerçeği var karşımızda. Gerçek diyorum çünkü meraklısı için bu sihirli ellerin hayatları ve ortaya koydukları eserler bile başlı başına bir inceleme konusudur.

WordPress.com.

Yukarı ↑