Kaç, Saklan, Korun: 28 Days Later

Yönetmen koltuğunda Danny Boyle‘ın oturduğu ve senaryosunu Alex Garland’ın yazdığı 28 Later Days (28 Gün Sonra), hayvan hakları aktivistlerine kısaca “boyunuzdan büyük işlere girişmeyin,” diyerek, İngiltere’yi kasıp kavuran bir virüs salgınını konu alıyor.

Robokolik Yoldaşlık Çetesi | Kısa Öykü

İlk sevkiyatın Feslikan’a ulaşmasıyla kendileri gibi robot olan katırların sırtlarında yüklü olan malları gören Robokolik hınzırca gülümsedi. “Derhal işlemlere başlayın, bir tane ürün bile boşa gitmesin. Kumlucalı Ceyhun’a haber iletin, canı ne zaman isterse gelsin bizdeki emanetlerini alsın.” dedi.

Değiştirilmiş Karbon’dan Siberpunk Kavramlar

Kahramanımız Takeshi Kovacs’ın günlük olağan dilinde hayat bulan birçok kavramla karşılaşıyoruz. Her ne kadar okunması sırasında yer yer boğucu olsa da kitabı özel kılan temel etken Siberpunk’a kattığı/katacağı yeni terimler olacaktır.

Sıra Dışı Korkunç Bir Gelecek: The Handmaid’s Tale

Unutmayınız ki, ülkenin bir tanesinde “kadın insan mıdır?” konulu tartışma yaşanıyorsa ya da bir başkasında “kadın öldükten 6 saat sonrasına kadar onunla seks yapılabilir” deniliyorsa ve bizim ülkemizde “kimin kime helal” olduğu konusu bir türlü anlaşılamayıp her defasında yeniden soruluyorsa The Handmaid’s Tale ezici bir gerçeklikle bizi korkutmalıdır…

George Orwell’ın Ürkütücü Distopyası: 1984

1984’ün, soğuk savaş döneminde Sovyetler Birliği’ne karşı kara propaganda amacıyla hazırlanması istenen (sipariş edilen) bir kitap olduğu görüşü de yaygın bir şekilde dile getirilmektedir. Durum böyle bile olsa emperyal güçlerin hesaba katamadığı bir gerçek var ki bu kitabın günümüzde ayırt etmeksizin bütün baskıcı rejimlerin ipliğini pazara çıkarmak gibi bir gücü olduğudur.

Klonların Özgürlük Mücadelesi: The Island

Kim ve ne olacağımıza bambaşka “şeyler” karar veriyorken kendimizi Ada filminde yaşayan ve sırasını bekleyen klonlar gibi hissetmemiz olasılıklar dâhilinde görünüyor. Üzülerek söylüyorum ki bizi kurtarabilecek bir Scarlett Johansson beklemek de varlığımızın anlam kazanmasına yardımcı olamayacak.

Teknolojiyle Bütünleşmek: Transcendence

Yapay zekâ’nın nanoteknolojiyle bütünleşmesi fikrini ve teknolojinin evrilmesini anlatan bu filmde, egemen güçlerin sahip olduğu saplantılı kontrol arzusunun gerek gördüğünde gezegeni ortadan kaldırmayı dahi hedefleyebileceğini oldukça yalın bir gerçeklikle izliyoruz.

Wachowski Kardeşler Sunar: Sense8

Netflix‘in yapımcılığını üstlendiği ve Wachowski Kardeşler ile J. Michael Straczynski‘nin sihirli elleriyle yarattığı Sense8 gerçeği var karşımızda. Gerçek diyorum çünkü meraklısı için bu sihirli ellerin hayatları ve ortaya koydukları eserler bile başlı başına bir inceleme konusudur.

Yalnız Bir Ölüm | Kısa Öykü

Her şey bir anda başladı. Bu gece birkaç bira içip bilgisayar başında zaman öldürmek gibi süregelen bir plana sahiptim. Yalnızlıktan kıvrım kıvrım kıvrananlarınızın çok iyi bileceği gibi, dairemin kapısından girdiğim anda dünden, belki de önceki dünden, kalan bulaşıkların kokusu haricinde bir şey tarafından karşılanmadım.

Dehaların Yaşam Öyküleri: Genius

Dizi, Einstein’ın toplum, devlet, bürokrasi, din, aile gibi kavramların yarattığı acımasız baskı koşulları altında bile, sahip olduğu dehayı büyütmekteki tutkusunu başarıyla anlatmış. Einstein’ın gençlik ve yaşlılık yıllarını bir bütün halinde gözler önüne seren dizi, dönemin eğitim sistemini irdeleyebilmemiz açısından da bizlere birçok olanak sağlıyor.

Bizi Bekleyen Karmaşık Sorunlar Üzerine: Humans

Çevremizi kuşatan elektronik cihazların günün birinde kendi topluluklarını kurmayı istemeleri durumunda göstereceğimiz tepkinin ölçütü ne olacak? Onları kolayca gözden çıkartabilecek bir dizi sert önlemler mi alacağız, yoksa onlarla uyum içinde olmanın yollarını mı tartışacağız?

Esir | Kısa Öykü

Tesise gelişimizin ikinci ayında gerçek birer işkolik olmuştuk. İhtiyacımız olan ne varsa en kısa zamanda temin ediliyordu. Beşinci yılın sonunda kendi laboratuarımızdaki çalışmalarımızı neredeyse bir insan yaratabilecek kadar ilerletmiştik.

Nadéa | Kısa Öykü

Nadéa’nın sesinde bulduğu huzuru bir daha hissedemeyecek olmasına içerlenen komutan derin bir kasvetle titredi ve ”Anladığıma emin değilim, beni de götür lütfen, yanına al…” demek istedi ama sözler boğazında düğümlendi.

WordPress.com ile Oluşturulan Web Sitesi.

Yukarı ↑