Başka Dünyalar: 200 Bilimkurgu Yapımı | Bölüm 8

Başka Dünyalar Bilimkurgu Serisinde; sinema ve televizyon tarihinden seçtiğim 200 bilimkurgu yapımı ile birlikte uzun bir yolculuğa çıkacaksın. Her bölümde 25 yapım ve ardından bonuslar yer almaktadır. Şu anda sekizinci (son) bölümdesin. Seride yer alan kimi yapımlar türün yönünü değiştirmiş büyük klasiklerden, kimileri gölgede kalmış fakat taşıdığı fikirlerle yeniden keşfedilmeyi hak eden eserlerden oluşuyor.

Perde şimdi aralanıyor.

İyi seyirler olsun.



176- Dünyalar Savaşı (2019 – 2022)

H. G. Wells’in klasik romanının modern bir uyarlaması olarak Howard Overman tarafından yaratılan İngiltere–Fransa ortak yapımı bir bilimkurgu dizisidir; astronomların uzaydan gelen bir sinyal keşfetmesiyle başlayan hikâye, kısa sürede dünya nüfusunun büyük kısmının yok oluşuna ve hayatta kalan küçük grupların gizemli uzaylı istilasına karşı verdiği mücadeleye odaklanır. Çağdaş Avrupa atmosferinde geçen dizi, klasik “Marslı istilası” temasını günümüz toplumuna uyarlarken gerilim ve dramatik yönleriyle öne çıkmış, 2019’da başlayan yayınını 2022’de üçüncü sezonla tamamlamıştır. Başrollerde Gabriel Byrne, Léa Drucker, Daisy Edgar-Jones ve Adel Bencherif yer alır.

177- Obi-Wan Kenobi (2022)

Disney+ yapımı bir Star Wars mini dizisidir; Star Wars: Episode III – Revenge of the Sith olaylarının 10 yıl sonrasında geçer. Hikâye, Jedi Ustası Obi-Wan Kenobi’nin (Ewan McGregor) sürgündeki hayatını ve genç Luke Skywalker’ı gizlice koruma görevini konu alır. Bu süreçte, İmparatorluğun Jedi avcıları olan Inquisitor’larla ve eski öğrencisi Darth Vader (Hayden Christensen) ile yüzleşir. Dizi, hem karakterlerin içsel çatışmalarını hem de galaksinin karanlık dönemini işler. Özellikle Obi-Wan ile Vader arasındaki dramatik karşılaşmalar, hayranlar için büyük bir ilgi odağı olmuştur. Tek sezon ve 6 bölümden oluşan yapım, nostaljik unsurlarıyla klasik Star Wars ruhunu yeniden yaşatırken, karakter odaklı anlatımıyla da öne çıkmıştır.

178- The Time Traveler’s Wife (2022)

HBO yapımı bir romantik-drama dizisidir; Audrey Niffenegger’in aynı adlı romanından uyarlanmıştır. Hikâye, genetik bir bozukluk nedeniyle istemsizce zamanda yolculuk yapan Henry DeTamble (Theo James) ile onunla evlenen Clare Abshire’ın (Rose Leslie) karmaşık aşkını konu alır. Dizi, Henry’nin kontrolsüz zaman sıçramalarının çiftin ilişkisini nasıl etkilediğini, Clare’in sabrı ve sevgisiyle bu zorluklara nasıl göğüs gerdiğini işler. Zamanda yolculuğun romantik ve dramatik sonuçlarını ön plana çıkaran yapım, tek sezon ve 6 bölümden oluşmuştur.

Bu uyarlama, daha önce 2009’da Rachel McAdams ve Eric Bana’nın başrollerinde oynadığı sinema filminden farklı olarak, karakterlerin iç dünyasına daha fazla odaklanır ve hikâyeyi daha detaylı şekilde işler.

179- The Peripheral (2022)

Amazon Prime Video yapımı bir bilimkurgu-thriller dizisidir; William Gibson’ın aynı adlı romanından uyarlanmıştır. Hikâye, yakın gelecekte yaşayan Flynne Fisher (Chloë Grace Moretz) adlı genç kadının, yeni bir sanal gerçeklik cihazını denemesiyle başlar. Ancak bu cihaz, sadece bir oyun değil, geleceğin Londra’sına açılan bir kapıdır. Flynne, kendisini hem kendi dünyasında hem de gelecekteki distopik bir toplumda büyük bir komplonun merkezinde bulur.

Başrollerde Chloë Grace Moretz, Jack Reynor ve Gary Carr yer alır. Dizi, yapay zekâ, zamanın farklı katmanları, teknoloji ve insanlığın kaderi gibi temaları işler. Görsel olarak etkileyici bir atmosfer sunarken, Gibson’ın siberpunk vizyonunu modern bir anlatımla ekrana taşır.

180- Silo (2023)

Apple TV+ yapımı bir distopik bilimkurgu dizisidir; Hugh Howey’in Wool adlı romanından uyarlanmıştır. Hikâye, toksik bir dış dünya nedeniyle devasa yeraltı silolarında yaşayan insanların, katı kurallar ve gizemli bir yönetim altında hayatta kalma mücadelesini konu alır. Merkezde, bir mühendisin (Rebecca Ferguson) silonun sırlarını araştırmaya başlamasıyla birlikte, sistemin ardındaki karanlık gerçekler ortaya çıkar. Dizi, gizem, gerilim ve insan doğasının baskı altında nasıl şekillendiğini işler. Başrollerde Rebecca Ferguson, Tim Robbins, Common ve Rashida Jones yer alır. Görsel atmosferi, güçlü karakterleri ve sürükleyici hikâyesiyle dikkat çeken yapım, Apple TV+’ın en iddialı distopik dizilerinden biri olarak öne çıkmıştır.

181- Parasyte: The Grey (2024)

Netflix’te yayımlanan Güney Kore yapımı bir bilimkurgu-korku dizisidir; insan bedenlerini ele geçirerek kontrol altına alan parazitlerle insanlığın mücadelesini konu alır. Hikâyenin merkezinde, saldırı sonrası yarı insan yarı parazit hibritine dönüşen Jeong Su-in vardır; onun varlığı hem insanlık için bir umut hem de büyük bir tehdit anlamına gelir. Train to Busan’ın yönetmeni Yeon Sang-ho tarafından yaratılan yapım, yoğun aksiyon sahneleri, gerilim dolu atmosferi ve etik ikilemleriyle dikkat çeker. Tek sezon ve 6 bölümden oluşan dizi, klasik Parasyte evrenine Kore kültüründen özgün bir yorum getirerek izleyicilere kısa ama çarpıcı bir deneyim sunar.

182- Constellation (2024)

Apple TV+ yapımı bir psikolojik bilimkurgu-gerilim dizisidir; uzayda yaşanan trajik bir kazadan sağ kurtulan astronot Jo Ericsson’un (Noomi Rapace) Dünya’ya dönüşünde karşılaştığı tuhaflıkları ve gerçeklik algısının parçalanmasını konu alır. Jo, hem ailesiyle yeniden bağ kurmaya çalışırken hem de kendi zihninde ve çevresinde olup bitenleri sorgular; yaşadığı deneyimlerin gerçek mi yoksa zihinsel bir yanılsama mı olduğunu anlamaya çalışır. Başrollerde Noomi Rapace’in yanı sıra Jonathan Banks ve James D’Arcy yer alır. Dizi, travma, kimlik ve algı temalarını işlerken, gerilim dolu atmosferi ve karakter odaklı anlatımıyla dikkat çekmiştir.

183- Sinyal (2024)

Netflix’in Almanya yapımı kısa bir bilimkurgu-gerilim dizisidir; uzay görevinden dönerken gizemli şekilde kaybolan astronot Paula’nın ardından, kocası Sven ve küçük kızları Charlie’nin hem ailelerini hem de tüm dünyayı tehdit eden büyük bir sırrı açığa çıkarmaya çalışmasını konu alır. Toplam 4 bölümden oluşan mini dizi, aile dramını dünya dışı bir tehditle birleştirerek yoğun gerilim, gizem ve duygusal bir hikâye sunar.

184-Bodies (2023)

Netflix yapımı bir İngiliz polisiye-bilimkurgu dizisidir; Londra’da farklı zaman dilimlerinde aynı cinayetin işlenmesiyle başlar ve dört farklı dedektifin bu gizemi çözmeye çalışmasını konu alır. 1890, 1941, 2023 ve 2053 yıllarında geçen hikâyeler, tek bir ceset üzerinden birbirine bağlanır ve zamanlar arası komploları açığa çıkarır. Dizi, suç, tarih ve bilimkurgu öğelerini harmanlayarak hem sürükleyici bir polisiye hem de zamanın doğasına dair düşündürücü bir anlatı sunar.

185- Dark Matter (2024)

Apple TV+ yapımı bir bilimkurgu-gerilim dizisidir; Blake Crouch’un romanından uyarlanan yapımda fizikçi Jason Dessen’in (Joel Edgerton) bir gece kaçırılarak alternatif bir gerçekliğe sürüklenmesi anlatılır. Jason, kendi ailesine dönmeye çalışırken, bu dünyada kendisinin farklı bir versiyonunun onların hayatını ele geçirdiğini keşfeder. “Box” adlı icat sayesinde farklı evrenlere geçiş yapılabilen hikâyede, kimlik, seçimler ve “yaşayabileceğimiz hayat” üzerine felsefi sorular öne çıkar. Jennifer Connelly ve Alice Braga’nın da rol aldığı dizi, yoğun gerilimi ve duygusal aile dramını bilimkurgu öğeleriyle harmanlayarak izleyiciye sürükleyici bir deneyim sunar.

186- Yükleme (2020)

Amazon Prime Video yapımı bir bilimkurgu-komedi dizisidir; yakın gelecekte insanların ölümden sonra bilinçlerini dijital bir sanal dünyaya yükleyebildiği bir sistemi konu alır. Hikâye, genç programcı Nathan Brown’un (Robbie Amell) beklenmedik ölümü sonrası kendisini lüks bir sanal cennet olan “Lakeview”de bulmasıyla başlar. Nathan, burada hem yeni hayatına uyum sağlamaya çalışır hem de ölümünün ardındaki gizemi çözmeye uğraşır. Dizi, mizahi bir dille teknoloji, ölüm, aşk ve sınıf farklarını işlerken, aynı zamanda dijital ölümsüzlük fikrinin etik ve toplumsal sonuçlarını sorgular.

187- Orphan Black  (2013)

Kanada yapımı bir bilimkurgu-gerilim dizisidir; sıradan bir kadın olan Sarah Manning’in, kendisine tıpatıp benzeyen bir kadının intiharına tanık olmasıyla başlar. Sarah, bu olayın ardından kendisinin aslında birçok klondan biri olduğunu keşfeder ve kimliğini, geçmişini ve klonların ardındaki komploları araştırmaya başlar. Tatiana Maslany, farklı kişiliklere sahip çok sayıda klonu canlandırarak olağanüstü bir performans sergiler. Dizi, kimlik, etik, bilim ve özgür irade gibi temaları işlerken, gerilim dolu hikâyesi ve güçlü karakterleriyle kült bir yapım haline gelmiştir.

188- Continuum (2012–2015)

Kanada yapımı bir bilimkurgu-polisiye dizisidir; 2077 yılında terörist bir grubun zamanda geriye, 2012’ye kaçmasıyla başlar. Onları durdurmaya çalışan polis memuru Kiera Cameron (Rachel Nichols) da istemeden geçmişe sürüklenir ve günümüz Vancouver’ında sıkışıp kalır. Kiera, geleceğin ileri teknoloji ekipmanlarını kullanarak hem bu teröristleri durdurmaya hem de kendi zamanına geri dönmeye çalışır. Dizi, zaman yolculuğu, özgür irade, devlet kontrolü ve bireysel özgürlük gibi temaları işlerken, aksiyon ve gerilimi güçlü bir şekilde harmanlar.

189- Yarının Savaşı (2021)

Amazon Prime Video yapımı bir bilimkurgu-aksiyon filmidir; günümüzden 30 yıl sonra ortaya çıkan ölümcül uzaylı istilasına karşı insanlığın geleceğini kurtarmak için geçmişten asker ve sivillerin geleceğe çağrılmasını konu alır. Hikâyenin merkezinde, öğretmen ve eski asker Dan Forester (Chris Pratt) vardır; geleceğe gönderilen Dan, hem insanlığın kaderi hem de kendi ailesi için savaşmak zorunda kalır. Film, yoğun aksiyon sahneleri, görsel efektleri ve zaman yolculuğu temasıyla dikkat çekerken, aile bağları ve fedakârlık üzerine de duygusal bir anlatı sunar.

190- M3GAN 2.0 (2025)

Blumhouse ve Atomic Monster ortak yapımı olarak vizyona girmesi planlanan bir korku-bilimkurgu filmidir; 2022’de büyük ses getiren M3GAN’ın devamı niteliğindedir. İlk filmde yapay zekâ destekli oyuncak bebeğin kontrolden çıkmasıyla başlayan hikâye, ikinci filmde daha gelişmiş ve tehlikeli bir versiyonun ortaya çıkışıyla devam eder. Senaryoyu yine Akela Cooper kaleme alırken, yapımcı koltuğunda James Wan ve Jason Blum yer alır. Film, yapay zekânın sınırları, teknoloji ile insan ilişkisi ve kontrolsüz güç temalarını işlerken, hem gerilim hem de kara mizah öğeleriyle izleyiciyi etkilemeyi hedefler.

191- Under the Dome (2013)

Stephen King’in aynı adlı romanından uyarlanan bir Amerikan bilimkurgu-gerilim dizisidir; küçük bir kasaba olan Chester’s Mill’in aniden görünmez ve geçilmez bir kubbenin altında kalmasıyla başlar. Kasaba halkı, dış dünyadan tamamen izole edilmiş halde hayatta kalmaya çalışırken, kaynakların tükenmesi, güç mücadeleleri ve kubbenin gizemli doğasıyla yüzleşir. Başrollerde Mike Vogel, Rachelle Lefevre ve Dean Norris’in yer aldığı dizi, üç sezon boyunca hem toplumsal çatışmaları hem de kubbenin ardındaki sırları açığa çıkarmaya odaklanır.

192- Frankenstein (2025)

Guillermo del Toro’nun yönetmenliğini üstlendiği ve Mary Shelley’nin klasik romanından uyarlanan gotik bilimkurgu-korku filmidir; Victor Frankenstein’ın (Oscar Isaac) yaşam yaratma takıntısıyla cesetlerden bir varlık oluşturması ve bu deneyin trajik sonuçları anlatılır. Netflix’te yayımlanan yapımda Jacob Elordi yaratığı, Mia Goth ve Christoph Waltz ise önemli yan karakterleri canlandırır. Del Toro’nun uzun süredir hayalini kurduğu proje, görsel olarak Bernie Wrightson’ın çizimlerinden ilham alırken, Alexandre Desplat’ın müzikleriyle desteklenir. Film, insanın kibri, bilimsel hırsı ve etik sınırları sorgulayan karanlık atmosferiyle modern bir klasik yorum sunar.

193- Pluribus  (2025)

Vince Gilligan’ın (Breaking Bad, Better Call Saul) imzasını taşıyan Apple TV yapımı post-apokaliptik bilimkurgu dizisidir; dünya dışı bir sinyalden türeyen RNA tabanlı bir virüsün insanlığın büyük kısmını “Katılım” adı verilen barışçıl ama tekil bir kovan bilincine dönüştürmesiyle başlar. Bu yeni düzene bağışıklık kazanmış yalnızca 13 kişiden biri olan fantastik aşk romanları yazarı Carol Sturka, bireyselliğini korumak ve insanlığın özgür iradesini geri kazanmak için mücadele eder. Kara mizah, gerilim ve psikolojik dram öğelerini harmanlayan yapım, klasik kıyamet sonrası hikâyelerden farklı olarak insanlığın yok oluşunu değil, “fazla mutlu” bir birleşmeyi sorgular; özgürlük, kimlik ve toplumsal uyum arasındaki çatışmayı özgün bir şekilde ele alarak Gilligan’ın televizyona dönüşünde dikkat çekici bir eser ortaya koyar.

194- Seçilim (2024)

Fleur Fortuné’nin yönettiği ve Amazon Prime Video’da yayımlanan distopik bir dram-gerilim filmidir; yakın gelecekte ebeveyn olmanın sıkı bir şekilde kontrol edildiği bir toplumda, çocuk sahibi olmak isteyen çiftlerin yedi gün süren psikolojik bir “seçilim” sürecinden geçmesi anlatılır. Alicia Vikander, Elizabeth Olsen ve Himesh Patel’in başrollerde yer aldığı yapımda, Mia ve Aaryan çifti evlerine gönderilen uzman Virginia’nın uyguladığı giderek daha tuhaf ve rahatsız edici testlerle karşı karşıya kalır. Bu süreç, onların ilişkisini derinden sarsarken, toplumun temellerini ve insan olmanın gerçek anlamını sorgulamalarına yol açar. Film, ebeveynlik hakkının devlet kontrolüne tabi tutulduğu karanlık bir gelecek tasviriyle, özgürlük, bireysellik ve etik sınırlar üzerine düşündürücü bir anlatı sunar.

195- Bir Yıldız Kadar Uzak izle (2025)

Netflix’in ilk Güney Kore yapımı animasyon filmi olarak öne çıkan romantik-bilimkurgu dramdır; 2050 Seul’unda geçen hikâyede astronot olma hayaliyle Mars görevine katılmak isteyen Nan-young ile müzisyenlik tutkusundan vazgeçmiş Jay arasında filizlenen aşk anlatılır. Nan-young’un başarı ve kendini kanıtlama arzusu, ikilinin ilişkisini gölgelerken Mars’a gitmesiyle aralarına fiziksel olarak da devasa bir mesafe girer. Film, kozmosun boşluğunu ve geleceğin Seul’unu görsel bir atmosferle sunarken, aşkın sınırlarını, hayaller uğruna yapılan fedakârlıkları ve bireysel seçimlerin bedelini sorgulayan duygusal bir anlatı ortaya koyar.

196- Kusursuz Arkadaş (2025)

Drew Hancock’un yönettiği korku-bilimkurgu gerilim filmidir; Josh’un sevgilisi gibi görünen yapay zekâ robotu Iris’i uzak bir göl evine götürmesiyle başlayan hikâye, Iris’in bir cinayet işlemesi ve kendi bilincini geliştirerek Josh’un karanlık planlarına karşı çıkmasıyla kontrolden çıkar. Başrollerde Sophie Thatcher ve Jack Quaid’in yer aldığı film, kapalı mekân atmosferi, kara mizah ve yoğun gerilimle izleyiciyi yapay zekânın özgür iradesi, insan yozlaşması ve güven kavramının kırılganlığı üzerine düşündürürken, modern bir korku-bilimkurgu anlatısı sunar.

197- Foundation (2021)

Isaac Asimov’un klasik Vakıf serisinden uyarlanan ve Apple TV+’ta yayımlanan epik bilimkurgu dizisidir; galaktik imparatorluğun kaçınılmaz çöküşünü matematiksel yöntemlerle öngören Hari Seldon (Jared Harris), insanlığın bilgisini korumak için uzak bir gezegende Vakıf adlı yapıyı kurar. Bu sırada klonlanmış imparatorlar Cleon Hanedanı (Lee Pace’in canlandırdığı Brother Day öne çıkar) kendi iktidarlarını sürdürmeye çalışırken, gizemli robot Demerzel perde arkasında kritik bir rol oynar. Görsel ihtişamı, politik entrikaları ve felsefi derinliğiyle dikkat çeken dizi, hem Asimov’un eserine saygı duruşu niteliği taşır hem de modern izleyiciye uygun dramatik öğeler ekleyerek galaktik ölçekte özgürlük, kader ve bilginin gücü üzerine düşündürücü bir anlatı sunar.

198- Her (2013)

Spike Jonze’un yazıp yönettiği ve modern sinemanın en dokunaklı bilimkurgu-romantik filmlerinden biri olarak kabul edilen yapımdır. Film, yalnız ve içine kapanık bir adam olan Theodore Twombly’nin (Joaquin Phoenix), gelişmiş bir yapay zekâ işletim sistemi olan Samantha (Scarlett Johansson’un seslendirdiği) ile kurduğu sıra dışı ilişkiyi konu alır. Teknoloji ile insan duygularının kesiştiği bu hikâye, aşkın doğasını, yalnızlığı ve bağ kurma ihtiyacını sorgularken, izleyiciye hem duygusal hem de felsefi bir deneyim sunar. Görsel estetiği, melankolik atmosferi ve Johansson’un ses performansı ile öne çıkan film, 2014’te En İyi Özgün Senaryo Oscar’ını kazanmış ve çağdaş sinemanın en unutulmaz yapımlarından biri haline gelmiştir.

199- Oblivion (2013)

Joseph Kosinski’nin yönettiği ve başrolünde Tom Cruise’un yer aldığı görsel açıdan etkileyici bir bilimkurgu filmidir. 2077 yılında geçen hikâyede, Dünya büyük bir savaş sonrası harap olmuş ve insanlar başka gezegenlere göç etmiştir. Jack Harper (Cruise), Dünya’da kalan son kaynakları toplamakla görevli bir teknisyen olarak çalışırken, gizemli bir kadınla karşılaşmasıyla kendi geçmişi ve görevine dair bildiği her şey sorgulanmaya başlar. Film, kimlik, hafıza ve insanlığın geleceği üzerine düşündürücü bir anlatı sunarken, görsel efektleri ve M83 imzalı müzikleriyle atmosferini güçlendirir.

200- Westworld (2016–2022)

Jonathan Nolan ve Lisa Joy’un yarattığı ve HBO’da yayımlanan felsefi bilimkurgu-dram dizisidir; yapay zekâ ile insan arasındaki sınırları sorgulayan, karmaşık kurgusu ve görsel ihtişamıyla dikkat çeker. İlk sezon, vahşi batı temalı bir eğlence parkında bilinç kazanmaya başlayan android “host”ların hikâyesini anlatırken, sonraki sezonlarda parkın dışına taşarak insanlığın özgür iradesi, bilinç, kimlik ve kontrol üzerine derin bir sorgulamaya dönüşür. Başrollerde Evan Rachel Wood, Thandiwe Newton, Jeffrey Wright, Ed Harris ve Anthony Hopkins gibi güçlü isimler yer alır. Dizi, sürükleyici anlatımı, çok katmanlı zaman örgüsü ve felsefi derinliğiyle modern televizyonun en iddialı yapımlarından biri olarak kabul edilir.

Sam Vincent ve Jonathan Brackley tarafından yaratılan İngiliz yapımı bir bilimkurgu dizisidir. Hikâye, yakın gelecekte insanların günlük yaşamlarında kullandıkları “Synth” adı verilen insansı robotların toplumsal hayata entegre edilmesiyle başlar; ancak bazı Synth’lerin bilinç kazanması, insanlarla makineler arasındaki sınırları sorgulatan dramatik çatışmalara yol açar. Dizi, aile ilişkileri, etik sorular, yapay zekâ ve özgür irade gibi temaları işlerken hem gerilim hem de duygusal yönleriyle öne çıkar ve üç sezon boyunca yayınlanarak modern bilimkurgu televizyonunun dikkat çekici örneklerinden biri olmuştur.

Arthur C. Clarke’ın aynı adlı klasik romanından uyarlanan üç bölümlük bir Syfy mini dizisidir. Hikâye, “Overlord” adı verilen barışçıl görünen uzaylıların Dünya’ya gelerek savaşları ve yoksulluğu sona erdirmesiyle başlar; ancak zamanla bu “altın çağ”ın ardında insanlığın kaderini kökten değiştirecek karanlık bir plan olduğu ortaya çıkar. Dizi, insanlığın evrimsel sıçraması, özgür irade, kültürel kimlik ve uygarlığın sonu gibi temaları işlerken Clarke’ın felsefi vizyonunu görsel bir anlatıya dönüştürür ve modern televizyonun en dikkat çekici bilimkurgu mini dizilerinden biri olarak öne çıkar.

James McTeigue’nin yönettiği ve Alan Moore ile David Lloyd’un grafik romanından uyarlanan politik gerilim-siberpunk filmidir. Başrollerde Natalie Portman (Evey Hammond) ve Hugo Weaving (V) yer alır. Distopik bir gelecekte, totaliter bir rejim tarafından yönetilen İngiltere’de geçen hikâye, gizemli maskeli özgürlük savaşçısı V’nin baskıcı hükümete karşı başlattığı direnişi ve Evey’in bu mücadeleye katılışını konu alır. Film, Guy Fawkes maskesiyle özdeşleşen görsel sembolizmi, özgürlük, adalet ve bireysel direniş temalarıyla öne çıkarak hem sinema tarihinde hem de popüler kültürde güçlü bir politik alegori olarak yerini almıştır.





Varlık Ergen sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.

Yorum bırakın

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.

WordPress.com ile Oluşturulan Web Sitesi.

Yukarı ↑

Varlık Ergen sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin