Dissosiyatif müdahale ile yönetilen bir toplumda sanrı ve gerçek birbirine karışmıştır. Düş Bitirici'ler her yerdedir.
Bilimkurgu Kulübü | Varlık Ergen ile Röportaj
Varlık Ergen ile Röportaj (Bilimkurgu Kulübü)
Baba | Kısa Öykü
Karnabahar ve brokoli kokusundan yükselen piyano sesleri... Zaman akıyordu. Bu göreceli kavram, hiç hesapta yokken hızla ve tüm gücüyle geçiyordu insan ömrü üzerinden... #sinestezi
Röportaj | Türkiye’nin İlk Gotik Şiir Kitabı: Kara Dua | Düşmüşler, Karanlıkta Yürüyenler ve Tüm Ötekiler İçin
Dutluk Dergi'den yazar Mediha Olgun'un Varlık Ergen ile gerçekleştirdiği röportaj...
Rhea | Kısa Öykü
Zor bir çocukluk geçiren Selim, görünen dünyanın arkasındaki sırra ulaşır. Dahil olduğu yeni hayat, insanlık için büyük bir tehdit demektir.
Sabit Sorular (4): Varlık Ergen / Lagari Bilimkurgu
Sabit Sorular, Lagari Bilimkurgu’nun minimalist bir söyleşi projesidir. Memleketimizde bilimkurgu için emek veren insanları tanıma ve tanıtma amacını taşımaktadır.
Işığı Karanlığından Gelen Kitap: Model Evren
Özge Ceyhan yazdı | Işığı, karanlığının içinde olan bir kitap; Model Evren.
İs ve Kan | Kısa Öykü
Yasal kötülük, kara bir bulut gibi geziniyordu tepelerinde.
İs ve Kan | Kısa Öykü
Yasal kötülük, kara bir bulut gibi geziniyordu tepelerinde.
Seçilmiş | Kısa Öykü
Sakinleştim. Bedenim uykuya daldı, gözlerim kapalı. Ben bekliyordum. Üzerime bir çarşaf örttüler. Diplerde, derinlerde bir yerlere kapatıldım. Karanlıkta, odaya benzer bir yerde, garip bir boşluk içinde tutsaktım artık...
Ucubeler, Martin Eden | Kısa Öykü
Bir kayaya tünemişti, yine bira içiyordu, ayaklarının ucuna kadar gelen köpüklü dalganın sesini işitti. "Karşı kıyıdaki ışıklar olmasa keşke," diye iç geçirdi.
Ucubelerim | Kısa Öykü
Ah benim çirkin ve sevimli ucubelerim, çok küçüktüm o zamanlar, büyümez sanmıştı belki de. Hiç durmadan koşturan ucubelerime bakıp sildim gözyaşlarımı. Bunca dağınıklığın arasında nasıl da eğleniyorlardı böyle!
İnsanlık Tarihine Tanrısal Bir Yolculuk: Model Evren
Model Evren, yazarın akıcı ve sade anlatımıyla bir çırpıda okuyabileceğiniz türden bir kitap. Zamanda yolculuk, alternatif evrenler, tanrı ve dinin gelecekteki rolü ve teknolojinin sınırları aşan hakimiyeti gibi konularıyla kitapseverlere etkisinden çıkamayacağı bir hikaye anlatan yazar, içindeki hayalperest çocuğun habercisi olarak karşımıza çıkıyor.
İş İşten Geçmedi! | Kısa Öykü
Uç arkadaşım, yalnızlığına! Sersemlemiş görüyorum seni büyük adamların gürültüsünden ve sokulmuş, küçük adamların iğnelerinden. Yalnızlığın bittiği yerde başlar pazar yeri ve pazar yerinin başladığı yerde de büyük oyuncuların gürültüsü ve vızıldaması zehirli sineklerin. Ruha sahiptir oyuncu ancak ruhun vicdanına çok az. O, her zaman en çok başkalarına inandırdığı şeye inanır, en çok da kendisine…
Yitik İnsan | Kısa Öykü
Cesedin yumuşak bedenini çok yakınımda yüreğimde hissediyordum. Yeryüzünde kalan son insanlardan biriydi belki de, ya kendisini ölüme sürmüştü ya da bizden birisi onu bağlayıp denize atmıştı. Ne fark ederdi ki? İnsan ırkı bizi yaratmakla ölmüştü zaten.
Sanrı | Kısa Öykü
Korkunun Efendisi de tıpkı halkı gibi korkuyordu, en büyük korkularından birisi de cenazelerdi. Öldürdüğü insanların hayaletlerini görür gibi oluyordu cenaze törenlerinde. Genç yazarın cenazesi de kurallar gereği tam bir sessizlik içinde yapılacaktı. Korkunun Efendisi böyle buyurmuştu. Kalabalık olması istenmeyen bu törenlerin hızlıca sona erdirilmesi ve törende fısıltıyla dahi konuşan kimselerin tespit edilerek ihanetten yargılanır oluşu cenazelere olan katılımı da hayli azaltmıştı.
Fısıltıcılar | Kısa Öykü
Akışların tamamında sadece ve sadece iki isimden bahsedilir olmuştu; Fama ve Kader. Ölüm orucu insanlık tarihindeki en büyük olaylardan bile daha fazla ses getirmişti bu kez. Artık tüm dünya onları ve ölüm orucunu konuşur olmuştu... Kader, böyle vasiyet etmişti. Âşıklar sonsuz gökyüzü altında, masmavi sulara karışırken yeniden bir araya gelmişlerdi. Küllerin serin sularda dağılmasının ardından zaman durdu...
Vasiyet | Kısa Öykü
Tırnaklarımı mor renkle ojeleyip, dudaklarımı orospu kırmızısıyla boyayacağım. Boynumu ve sırtımı açıkta bırakan siyah elbisemi giyinip, topuklu ayakkabılarımla yürüyeceğim namusunuzun üzerinde. Ayıp bildiklerinizi fısıldayacağım durmadan. Beni rahat bırakın, cesedime dokunmayın. Rüya kapılarınızı sıkıca kilitleseniz de bırakmayacağım peşinizi.
Yazarının Kaleminden: Model Evren / kayiprihtim.com
Model Evren artık sizin. Kimi zaman lanetli kimi zaman hüzünlü bir oluşla kederli bir dikleniş başlatacak olan bu roman, umarım kitaplığınızın başköşesini almayı başarır. Keyifli okumalar diliyorum.
Patates Haşlama Bir Seksen Yedi | Kısa Öykü
Selamlaşmanın ardından, görevli iki yabancıyla birlikte kıkırdayarak şakalaşmaya başladım. Filkent Ailesinin iğreti suratları daha beter halde bize dönüktü. Diğer masadaki kadın yabancının sesiyle hepimiz o yöne baktık.



