Varlık Ergen - Ölü Şair
Ölüm | Kısa Öykü
Unutuldum belki de. Bir zamanlar aynadan yansıyan yeşil gözlerim, sarı saçlarım, yorgun silüetim vardı. “Ah benim özge yalnızlığım,” diye sarıldığım düşlerim, özenle törpülediğim tırnaklarım…
Opus: Madde, Bellek ve Sezgi | Orkun Uçar
Opus: Türk Edebiyatına gönül vermiş okurların kaçırmaması gereken bir serüven artık raflarda okurlarını bekliyor. Keyifli okumalar dilerim.
Bir Düşün İçinde Bir Düş | Şiir
"bir düşün içinde bir düş mü bütün gördüğümüz ve göründüğümüz?"
Erdem ve Ahlakın Yitimi: Körlük
Saramago, bunca kötülüğe rağmen sayıları az olan iyi insanlarla birlikte “Umut Vardır,” diyerek noktalıyor romanını. Bazen görebilmenin daha fazla acıya yol açabileceğini başarıyla aktaran Körlük, distopya sevenler için başucu kitabı olmaya aday…
Yaşamak | Kısa Öykü
Dissosiyatif müdahale ile yönetilen bir toplumda sanrı ve gerçek birbirine karışmıştır. Düş Bitirici'ler her yerdedir.
Bilimkurgu Kulübü | Varlık Ergen ile Röportaj
Varlık Ergen ile Röportaj (Bilimkurgu Kulübü)
Baba | Kısa Öykü
Karnabahar ve brokoli kokusundan yükselen piyano sesleri... Zaman akıyordu. Bu göreceli kavram, hiç hesapta yokken hızla ve tüm gücüyle geçiyordu insan ömrü üzerinden... #sinestezi
H. İbrahim Türkdoğan – Léolo | Kısa Öykü
H. İbrahim Türkdoğan yazdı: Düşlüyorum, öyleyse yokum ben, düşlüyorum, yokum.
Rhea | Kısa Öykü
Zor bir çocukluk geçiren Selim, görünen dünyanın arkasındaki sırra ulaşır. Dahil olduğu yeni hayat, insanlık için büyük bir tehdit demektir.
Karanlıklar Prensi Poe
Yaşamı ve eserleriyle büyük yazarlara, sanatçılara ve çeşitli sanat akımlarına esin kaynağı olan Poe; edebiyatın ve sanatın karanlık dehlizlerinde nefes almaya devam etmektedir.
İs ve Kan | Kısa Öykü
Yasal kötülük, kara bir bulut gibi geziniyordu tepelerinde.
İs ve Kan | Kısa Öykü
Yasal kötülük, kara bir bulut gibi geziniyordu tepelerinde.
Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu / Stefan Zweig
Ben artık Tanrı'ya inanmıyorum... Ben yalnızca sana inanıyorum... Seni seviyorum... Elveda.
Seçilmiş | Kısa Öykü
Sakinleştim. Bedenim uykuya daldı, gözlerim kapalı. Ben bekliyordum. Üzerime bir çarşaf örttüler. Diplerde, derinlerde bir yerlere kapatıldım. Karanlıkta, odaya benzer bir yerde, garip bir boşluk içinde tutsaktım artık...
Ucubeler, Martin Eden | Kısa Öykü
Bir kayaya tünemişti, yine bira içiyordu, ayaklarının ucuna kadar gelen köpüklü dalganın sesini işitti. "Karşı kıyıdaki ışıklar olmasa keşke," diye iç geçirdi.
Ucubelerim | Kısa Öykü
Ah benim çirkin ve sevimli ucubelerim, çok küçüktüm o zamanlar, büyümez sanmıştı belki de. Hiç durmadan koşturan ucubelerime bakıp sildim gözyaşlarımı. Bunca dağınıklığın arasında nasıl da eğleniyorlardı böyle!
İş İşten Geçmedi! | Kısa Öykü
Uç arkadaşım, yalnızlığına! Sersemlemiş görüyorum seni büyük adamların gürültüsünden ve sokulmuş, küçük adamların iğnelerinden. Yalnızlığın bittiği yerde başlar pazar yeri ve pazar yerinin başladığı yerde de büyük oyuncuların gürültüsü ve vızıldaması zehirli sineklerin. Ruha sahiptir oyuncu ancak ruhun vicdanına çok az. O, her zaman en çok başkalarına inandırdığı şeye inanır, en çok da kendisine…
Yitik İnsan | Kısa Öykü
Cesedin yumuşak bedenini çok yakınımda yüreğimde hissediyordum. Yeryüzünde kalan son insanlardan biriydi belki de, ya kendisini ölüme sürmüştü ya da bizden birisi onu bağlayıp denize atmıştı. Ne fark ederdi ki? İnsan ırkı bizi yaratmakla ölmüştü zaten.
Sanrı | Kısa Öykü
Korkunun Efendisi de tıpkı halkı gibi korkuyordu, en büyük korkularından birisi de cenazelerdi. Öldürdüğü insanların hayaletlerini görür gibi oluyordu cenaze törenlerinde. Genç yazarın cenazesi de kurallar gereği tam bir sessizlik içinde yapılacaktı. Korkunun Efendisi böyle buyurmuştu. Kalabalık olması istenmeyen bu törenlerin hızlıca sona erdirilmesi ve törende fısıltıyla dahi konuşan kimselerin tespit edilerek ihanetten yargılanır oluşu cenazelere olan katılımı da hayli azaltmıştı.



